Katılımcılardan: V. İstanbul’a Sadakat Gezisi/Tarlabaşı, Zeynep Meydanoğlu

Tarlabaşı’na Sadakat

Beyoğlu’na midye dolmalar nereden geliyor, “çöp toplayanlar” nereye gidiyor, tek bir semtte kaç farklı kimlik barınabilir (çingene, Kürt, travesti, Afrikalı..) ve daha nice soruların cevabını bu pazar sabahı Tarlabaşı’nda bulduk.. Bulmanın sevinciyle çok yakında yok olacağını bilmenin burukluğunu aynı anda yaşadık.

Yanlış anlamayın, Tarlabaşı’nı romantize etmeye çalışmıyorum – semte dönüşüm gerektiği muhakkak da, söz konusu projeleri yerinde görünce insan bir duraksıyor..
Koca blokların üzerinde sergilenen, içleri yıkılarak sadece dış cepheleri kalmış evler – içi doldurulmuş donuk bakışlı hayvanları andıracak..
Diğer yandan halk zorla tahliye ediliyor, tapulu malları adeta gasp ediliyor, şehir dışı denebilecek uzaklıkta yerlere sürülüyor..

Gezi bittiğinde anlıyorsunuz ki bu kentsel dönüşüm dedikleri şey ne uluslararası mimari standartlara ne de insan haklarına uyuyor..
Tarlabaşı’nı öyle bir sterilize edecekler ki, eskiden eser kalmayacak, semtte hayatın yeniden yeşermesi ise uzun yıllar alacak.

Zeynep Meydanoğlu

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.