5366 Sayılı Yenileme Yasası Hakkında

KAMUOYUNA ve SORUMLU KAMU KURUMLARINA

5366 sayılı Yenileme Yasası Uygulamaları

HAKKINDA DUYURU VE DAVET

05.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5366 sayılı Kanun (kısaca Yenileme Yasası) kapsamında, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun uygun görüşleri alınarak, Fatih ve Beyoğlu belediye meclisleri tarafından Neslişah ve Hatice Sultan (Sulukule) Yenileme Avan Projesi, Tarlabaşı yenileme avan projeleri, Fener-Balat ve Ayvansaray için hazırlanan yenileme avan projeleri ve Süleymaniye 1.etap bölgesi avan projeleri onaylanmıştır.

Yenileme Yasası’nın temel yaklaşımı; kentlerin tarihi dokularında yaşanan sosyo-ekonomik sorunları, merkezin dışına atmak ve böylelikle değeri artmakta olan kent merkezlerinde yatırım alanları açmaktır.

Bu anlayış iki yönlü tehdit oluşturmaktadır;

  • Özgünlüğünü, plan şemalarını ve cephe düzenlerini hala koruyan sivil mimarlık örneklerine çağdaş koruma yaklaşımları dışında müdahalelerde bulunulması
  • Bu semtlerde yaşayan ev sahibi ve kiracıların, varlıkları hiç dikkate alınmadan yerlerinden edilmeleri

Kapalı kamusal alanlar yaratan ve soylulaştırma ile sonuçlanan bu uygulamaların yarattığı sorunlar artık bilinmektedir.

Bu projeler gerçekleştirildiği takdirde Sulukule’deki gibi Fener-Balat-Ayvansaray bölgeleri ile Tarlabaşı ve Süleymaniye de dünyanın gözü önünde yıkılarak yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır.

Dünya Miras Komitesinin 25.Temmuz–03.Ağustos 2010 tarihinde Brezilya’da gerçekleştirilecek olan 34. Toplantısı’nın taslak metninde özellikle 5366 sayılı Yasa kapsamında getirilen uygulamaların Tarihi Yarımada’nın Üstün Evrensel Değeri’ne vereceği zararlara dikkat çekilmektedir. Taslak metinde, “…Komite aksi takdirde İstanbul’un 2011 yılında Dünya Miras Listesinden tamamıyla silinmesini değerlendirmek üzere, bu yıl Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi’ne yazmaya karar verir…” denilmektedir.

Tarihi miras anlayışı ve toplumsal yapı açısından kabul edilemez olan bu yasa ve uygulama biçimi karşısında, UNESCO Miras Komitesi’nin 2006 yılından beri sürdürdüğü bu uyarılar da dikkate alınarak, Kültür ve Turizm Bakanlığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, Fatih ve Beyoğlu ilçe belediyelerini acilen konuyu gündemlerine almaya ve çözüm üretmeye davet etmekteyiz.

Bu çözümün UNESCO ve AB normlarıyla uyumlu, bütünsel programlar olarak tasarlanması gerekli görülmektedir. Kentsel iyileştirme projelerinde kamusal işlevin sadece fiziksel mekana müdahale ve yatırım odaklı olmaması, insanları yerinden etmeyen yenilikçi uygulamaları benimsemesi; karar süreçlerinin uzman kuruluşların ve yerel halkın aktif katılımı ile gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Ancak bu çerçeve sağlandıktan sonra yatırım ve hizmet odaklı kuruluşların sürece katılmaları mümkün olmalıdır.

Bu nedenle Tarihi Yarımada’da kamusal süreçleri acilen bütünleştiren, teknokratik modeldeki ayrışmış işlevleri ilişkisel hale getiren ve çoğulcu bir zeminde geliştiren yenilikçi kent deneyimlerine, çağdaş şehircilik uygulamalarına gerek bulunduğunu belirtmek isteriz. Bu gerçekleşmediği taktirde geri dönüşün daha zor ve çok daha yüksek maliyetli olacağı bilinmelidir.

Kamuoyuna ve tüm ilgililerin bilgisine saygıyla duyurulur, 01.07.2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s